DEĞİŞİMİN SESİ

DEĞİŞİMİN SESİ

DEĞİŞİMİN İÇİMİZDEN GELEN SESİ

Aylin Hanım kendini her şeyden vazgeçmiş başka hiçbir çaresi kalmamış gibi hissediyordu. “Bu kadar da kötü şey üst üste gelmez ki” diye söyleniyordu sürekli.Kendini başarısızlıkla suçluyordu..

Onu yaşadığı şehre bağlayan ne varsa olduğu gibi bırakıp kimseyi tanımadığı başka bir yere taşınmak istiyordu.

O zaman bütün kırgınlıklarından kurtulacak ve hayata yeniden başlayacak gibi geliyordu.Yani kaçmak istiyordu..Sık sık uykusu bölünüyor hatta geceleri huzurlu bir uyku uyuyamadığı için uykusuz geçiyordu..

Sanki yaşam enerjisi bitmiş hiçbir şeyden zevk almaz hale gelmişti. Onu tanıyanlar nasıl bu hale geldiğine şaşırıyorlardı. Neşe dolu, yaşadığı sıkıntılarda bile hep pozitif ve gülümseyen biriydi o..

Şimdi ise bambaşka biri. Ne olmuştu da bu kadar bezmişti?

İnsan öfke, kırgınlık ve gururun eline kendini bıraktığında kendini suçlamaya ve hatta sevmemeye başlıyor.

Güçsüz ve yapayalnız olduğunu düşünüyor..Onca şeye göğüs germiş biri olarak artık ne yaparsa yapsın düzelmeyeceğine inanıyor..

Elimizin ulaşabileceği şeyler vardır bir de ne yaparsak yapalım değiştiremediklerimiz..

 

Değiştirebileceğimiz en kolay şey nedir?

Kendimiz..

Sen değiş dünya değişsin diye bir söz vardır. Dünya değişmez. Her şey, herkes aynıdır aslında, değişen tek şey bizim bakış açımız olmuştur.

Ne demiş Mevlana “Kardeşim sen düşünceden ibaretsin..Gül düşün gülistanlık olursun..Diken düşün dikenlik..”

Bir duvar hayal edin duvarın solunda da  bir cam olsun..Duvarın önündeyken sokaktaki ağaçları, insanları, arabaları görebilir misiniz?Peki siz göremiyorsunuz diye onların orda olmadığını söyleyebilir misiniz?Sadece bir adım sola geçtiğinizde, camın arkasındaki gerçekleri göreceksiniz.

SADECE BİR ADIM…

Olduğumuz yerde durarak hissettiğimiz olumsuz duygulara odaklanarak bir şeylerin değişmesini beklersek benzer ruh haline girmemiz kaçınılmaz olmaktadır. Kendinize sorun..Bu durumu değiştirmek için daha farklı ne yapabilirim?

Cevabınız hiçbir şeyse o zaman kabullenin ve akışına bırakın.. O zaman kendi içinizde o adımı atmış olaSonuçları değiştiremediğimiz şeyler için ne çok yıpratıyoruz kendimizi düşünsenize..

Aylin Hanım gerçekten çok sıkıntılı günlerden geçiyordu. Eğer yukarda bahsettiğimiz şekilde düşünebilseydi duygu durumu pozitife yükselecekti..

Çünkü zaman ileriye gider asla geriye değil.. Kendimize sık sık hatırlatmamız gereken bu mu acaba? Kabullenmenin eşsiz rahatlığını yaşamak..Elinizden geleni yaptığınıza inandığınız noktada her şeyi akışına bırakmak..

YAŞAM BU…

Doğruyu bulana kadar yapılan yanlışlar, yanlışlarla kaybedilen veya kazanılanlar bütün bunlar, bizim daha “iyi” birer insan olmamız için İlahi güç tarafından takdir edilmiş şeyler belki de..

Yaşa, gör, seçim yap, yanıl, düş, kalk, tekrar devam et.. Ama vazgeçme..

MESAJ HEP BU…

Kim 5 sene öncesi gibi? Bırakalım 5 sene öncesini, bi’ kaç ay öncesi gibi bile düşünmüyor, hayata öyle bakmıyoruz bazen..

Büyüdükçe, yaşadıkça görüyor, anlıyor, anlaşılıyor, farkediyoruz.. .

Bırakmak vazgeçmeye dönüşebiliyor bazen.Bıraktığınızda “hayırlısı ne ise o olsun” huzuruna ulaşıyorsunuz.

Unutmayın yaşam siz varsınız diye var…

Sevgilerimle,

Mehtap TAŞKIRAN ERCAN

ATC Profesyonel Koç &Uzman Eğitmen

 

Share this post